8 Kasım 2016 Salı

Bir Girit Tavernası: Faros

Girit serisinin ilk yazısında bahsettiğim, Agios Nikolaos'un meşhur tavernası Faros'u yazmak istiyorum bugün. Tam önünde, karşısında mora çalan dağlarıyla ufak bir plaj bulunan Faros'ta neler yedik, hangileri Girit'in geleneksel yemekleriydi, fiyatlar nasıldı, neler öneririm, hepsi alt satırlarda sizleri bekliyor.

Öncelikle Faros, Agios Nikolaos bölgesinin en bilinen mekanlarından biri ve merkeze oldukça yakın, zaten ufak bir sahil kasabası burası. Yunanistan'ın çoğu bölgesinde olduğu gibi, bir o kadar da sade olan bu tavernayı bulmak da oldukça kolay. Bu arada daha önce bahsettiğim üzere, burada "taverna" kelimesi bizim anladığımız gibi tabaklar kırılsın mekanı demek değil; bizdeki "restoran"a karşılık geliyor desek doğru olur.


Fiyatlar genel olarak orta şeker, ayrıntılı fiyat bilgisini de görebilirsiniz alt satırlarda. Bir alt fotoğrafta menüden bir kesit yer alıyor.



Masamıza gelirseek... Biz bu defa en meşhur Yunan biralarından olan Mythos'u dahil ettik masamıza. Bir de söylemek lazım ki, bu yemeğe başladığımızda çook açtık, o yüzden biraz abarttık ve bitirmekte zorlandık her şeyi. :) Yani normalde burada yiyeceğiniz iki kişilik bir yemeği biraz daha ucuza getirebilirsiniz.

 

Burada Girit'in pek meşhur meze-salatası dakos var. Üzerindeki peynir de Girit'in meşhur peyniri mizithra. Biz peyniri de, peksimet üzerine yapılan dakosu da pek beğendik.


Burada ise bir Greek meze tabağı... 
Tabaktakiler: Tarama (ταραμάς - taramas), patlıcan salatası (μελιτζανοσαλάτα - melicanosalata), caciki (τζατζίκι - caciki) ve acılı peynir mezesi (τυροκαυτερή - tirokafteri)


Mekanın hemen önündeki kısımda köz ateşi yanıyordu, bu patatesleri de ikram olarak getirdiler masamıza. Közde patatesi tadıyla-kokusuyla pek severim, o yüzden ayrı mutlu oldum.


Burada da şahane bir ahtapot... Normalde çok delisi değilim sebze dışındaki besinlerin ama, öyle güzel yapıyorlar ki buralarda, "ekmek gibi" diyorum ben betimlemek için. Girit'te mutlaka yenmesi gerekenlerden ilan edelim bunu o yüzden.




İlk sofra fotoğrafında gördüğünüz balığı gidip kendimiz seçtik, tarttılar, fiyatını ylediler vesaire. O yüzden normalde Yunanistan'da masamızda pek görmediğimiz bir yeşil salata da söyledik.  Pek güzeldi, hafif tatlıydı ama dediğim gibi bize fazla geldi biraz. Bu arada balık da harikaydı; masaya getirir getirmez garson beyler bizzat temizledi, hazırladı ve masanın ortasına yerleştirdi güleryüzüyle.


Sağ tarafımızda deniz kıyısı, sohbet, leziz Girit yemekleri derken yavaş toparlanıyoruz. Bu noktada Girit'te ve aslında tüm Yunanistan'da karşılacağınız olay, ikram smı geliyor. Kimi restoranda tatlı ister misiniz diye sorarlar önce, kiminde -ki çoğunluk böyle- sormadan direkt tatlı getirirler. Burada da bu şahane tatlıyı ve meyve tabağını ikram ettiler. Bir dee... Raki! Girit'in geleneksel içkisi, her türlü mekanda yemeğin ardından gelen, sek içilen bir içki.



Şu klasik şişesiyle geliyor masanıza raki, insanın vücut ısısını öyle bir yükseltiyor ki; hemen müthiş vuran bir tadı var, hem insanın alttan alttan hoşuna gidiyor. En salaş mekanda da, otel restoranında da yemekten sonra illa masanıza gelecektir bu Girit içkisi. Deneyin ve mutlaka şat olarak için derim. :) Bu arada raki içkisinin bir diğer ismi de Τσικουδιά (çikudya) 'dır. Yunanistan'da klasik Girit içkisi denince akla gelen ilk isim de daima bu olur.


Vee gelelim hesaba. İkramları saymazsak: Koca bir balık, yeşil salata, meze tabağı, ekmekler, iki Myhtos bira, ahtapot ve dakos mezesi için toplamda 57 Euro ödedik. Düşününce bir kişi daha bizimle doyardı. :)) Memnunuz, yine olsa yine gideriz.  


Bu da mekanın ayrıntılı adresi. Bu arada "faros", Yunanca'da "deniz feneri" demek. Birçok yerde, birçok şeyin üzerinde bu kelimeyi görebilirsiniz Girit'te, zira hemen her kasabanın bir deniz feneri var desek yeri.


Ve bu güzel Girit sofrasının ardından, sağ taraftaki deniz kıyısında oturduk, rüzgarlı bir Eylül akşamında Girit'e doyduk. Bana kalırsa alttaki görüntüyü, denizin dağlarla birleşmesini Girit'in birçok yerinde görecek ve yemekleriyle, doğasıyla, bu mavi memleketten gerçek anlamda "hayran kalarak" ayrılacaksınız.


Girit yazıları devam edecek...

*

2 yorum:

  1. Yine en harikasından, bol mavili, bol Ege'ye doymalı bir yazı!

    YanıtlaSil